
Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara’nın savunması:
“Bugün size Kasım 2024 tarihinden bahsetmek isterim. Savcılık tarafından belediyemize bir yazı geldi ve ihale dosyası tarafımızdan istendi. Biz de dosyayı ilettik. Ardından gelen cevapta bu dosyanın iptal olduğu belirtildi. Bunun üzerine elimizdeki diğer dosyalar da istendi ve onları da gönderdik. Yargılanmama sebep olan dört aylık ihale dosyasını da bu kapsamda ilettik. Bu sürecin ardından uzun bir süre hakkımızda hiçbir gelişme yaşanmadı.
31 Mayıs 2025’te ise bir şafak operasyonuyla Mali Şube tarafından evimde gözaltına alındım. Üç gün boyunca belirsizlik içinde bekletildik. Bu süre boyunca hiçbir soru sorulmadı. Sağlık kontrolüne götürülürken dakikalarca tek sıra hâlinde bekletildik. Adeta bir prodüksiyon uygulanarak her anımız kayıt altına alındı ve basına servis edildi. Toplum gözünde suçlu ilan edilmeye çalışıldık.
Üç nikâh kıyıp uyuduğum, ertesi gün ise azılı bir suçlu olarak uyandığım bu durum, hem ailemi hem de beni derinden üzdü. Söyleyecek çok şey var; ancak tek diyeceğim şudur: Allah kimseye bu durumu yaşatmasın.
Hem Vatan Emniyet’te hem de savcılık sorgumda, seçime 39 gün kala adaylığımın açıklandığını ve bunun benim için ne kadar yıpratıcı bir süreç olduğunu anlattım. Silivri Cezaevi’nde geçirdiğimiz üç ay boyunca dosyada hiçbir yeni gelişme yaşanmadı.
Eylülde iddianamenin açıklanacağının ortaya çıkmasının ardından, son operasyonda Avcılar Belediyesi’ne ihaleye fesat operasyonu yapıldı. Savcılık, bu süre zarfında hiçbir aşamada ifademe başvurmadı. Süreci ve ayrıntıları ben de herkes gibi sonradan öğrendim. Söz konusu dosyaların, Kasım 2024 tarihinden bu yana savcılık masasında bekletilen ihale dosyaları olduğunu gördüm. Sonrasında iddianame açıklandı.
Bunları anlatmamın nedeni şudur: Biz bu dosyaları bizzat kendimiz ilettik. Etkin pişmanlık ifadelerinden önce savcılık bu ihaleleri zaten biliyordu. Aziz İhsan Aktaş, bu ifadelerden sonra serbest bırakıldı.
11 Mayıs 2025’te Aziz İhsan Aktaş’ın ifadesinde, neden daha önce bir rüşvet ilişkisi kurulup kendisine tek bir soru dahi sorulmadı? Hiçbir yeni ifade ya da delil yokken, ne oldu da bir operasyonla yorumlama yapılarak ileriye dönük bir rüşvet ilişkisi kuruldu?
Bu dosya kapsamında benim hakkımda delilden kişiye gidilme yöntemi kullanılmamış, aksine kişiden delile gidilmeye çalışılmıştır. Dosyaya iki adet hukuki mütalaa ve bilirkişi raporu sundum.
İddianamede ilk büyük ihaleye özel bir vurgu yapılması dikkat çekicidir. Seçimden hemen sonrasına denk gelen bu ulaşım ihalesi bir tercih değil, zorunluluktur. Bu ihale benden önceki yönetim tarafından belirlenmiş, biz de belirlenen çerçevede uygulamaya geçirmişiz. Kamusal zarar ya da usulsüzlük yoktur.
Neden hukuken var olmayan bir ihale diyorum? Başka belediyelerin adının geçtiği raporlarla Avcılar Belediyesi’ne operasyon yapılmıştır.
İhale yetkisi başlangıçta başkan yardımcısındayken, daha sonra müdürlüklere devredilmiştir. Hiçbir zaman belediye başkanının ihale yetkisi olmamıştır. Benim böyle bir yetkim yoktur. Cezai sorumluluktan kaçmak gibi bir derdim de hiçbir zaman olmamıştır.
Tek kuruş kamu zararı oluşmadan, firmaya hiçbir menfaat sağlanmadan ihale yerine getirilmiştir. Firmaya ceza kesilmiştir. Bu, kesilen en yüksek cezalardan biridir. Neden ceza kestik? Lojistik sebeplerle, denetime tabi tutarak, taviz vermeden 1 milyon 300 bin lira ceza kestik. Bu ceza yalnızca yaşanan aksama nedeniyle kesilmiştir. Biz görevimizi yerine getirmişiz.
Belediye başkanıyken girmediğim bir rüşvet ilişkisine, belediye başkanı adayıyken neden gireyim? Daha seçilip seçilmeyeceğim bile belli değilken böyle bir ilişkiye girmem nasıl mümkün olabilir? Hayatımın hiçbir alanında, ihale almak amacıyla bu tür bir rüşvet ilişkisine girmedim.
İddianamede dikkatimi çeken bir husus var. “31 Mart 2019 tarihinden sonra kamu görevlisi sıfatını kazanan Rıza Akpolat’ın, bu tarihten önceki sıfat yokluğu nedeniyle rüşvet suçu oluşmayacaktır” deniliyor.
Ben de tam olarak bunu ifade etmeye çalışıyorum. Sıfat yokluğundan rüşvet suçu oluşmayacağı belirtilirken, tek bir etkin pişmanlık ifadesiyle tutuklanıyorum. Buna rağmen ileriye dönük bir rüşvet ilişkisi kuruluyor ve huzurunuzda bu gerekçeyle yargılanıyorum.
İhalelerde hiçbir usulsüzlük tespit edilememiştir. Somut bir delil olmadan, soyut değerlendirmeler yapılmaktadır. İşleyemeyeceğim bir suçtan tutuklandım. Her şeyi anlattım. On üç ay görev yaptım. Sekiz buçuk ayı aşkın süredir tutukluyum. Tutuklandığımda sekiz aydır evliydim.
İddianamenin en başında ‘suçtan zarar gören’ olarak Avcılar Belediyesi yazılmıştır. Avcılar Belediyesi’nin neyden zarar gördüğünü anlamakta güçlük çekiyorum.”