
Zeydan Karalar: Aktaş’ın şirketleri benim döneminde ihale almadı
Tutuklu yargılanan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar da yaptığı savunmada “Aziz İhsan Aktaş’ın şirketleri benim dönemimde Seyhan Belediyesi’nden iş almadı” dedi. Karalar “Yeni moda oldu herhalde bu, belediye başkanı ihale mi verir? Aziz ihsan Aktaş’ın şirketleri Seyhan Belediyesi’nde bizimle çalışmadı. Ama ben nedense bu dosyadayım. 2019 sonrasına ilişkin olan bu dosyada benim ne işim var? Ben Adanalıyım, benim Silivri’de ne işim var? Biz Adanalı olarak direkt Allah’a bağlıyız” diye konuştu
Zeydan Karalar’ın savunması:
“9 yaşından beri çalışarak harçlığını çıkaran biriyim. 1980’den beri yöneticiyim. Bunları neden anlatıyorum? Çünkü çalıştığım her yerde, bu devlette sorumluluk almış biriyim. Birinin torpiliyle değil, kademe kademe geldim. Göreve atandığımda, ‘Bu görevi ne kadar iyi yapıyor?’ denildi ve bir sonraki göreve layık görüldüm.
2014’te Seyhan Belediye Başkanı oldum. O dönemde bir temizlik şirketi vardı. Seyhan Belediyesi’nde o kadar düzgün işler yaptım ki bir sonraki dönemde, ‘Zeydan Karalar Belediye Başkanı olsun’ dediler. Az önce savunma yapan Özcan da o dönem temizlik şirketinde çalışıyordu. Öğle temizlik yapıyorduk; aşağıdaki mahallelerde de, ‘Sen böyle temizlik yap, hep belediye başkanı seçeriz’ diyorlardı.
2019’da belediye başkanı oldum ve baktım ki durum felaket: Belediye gerçekten batmıştı. Geliri, borcun dörtte biri kadardı ve 240 haciz dosyası vardı. Biz, pandemi ve depreme rağmen beş yılda 350 haciz dosyasının tamamını kapattık.
Adana’da sevilen, takdir edilen ve dürüstlüğüne inanılan biri hâline gelen Zeydan Karalar bugün karşınızda yargılanıyor. Borçları 836 milyon dolardan almışız, 236 milyon doların altına düşürmüşüz.
Baki Nugay ifadelerinde, ‘Rüşvete aracılık etmedim, rüşvet de almadım. Aktaş, benim Seyhan Belediyesi’ndeki dönemimde resmî ya da gayriresmî ortağım değildi’ diyor.
Belediye başkanları ihale verdi, ihale aldı; bu yeni bir moda oldu herhâlde. Belediye başkanlarının ihalelerde rolleri yoktur.
2019’dan sonraki bir dosyada ben neden dâhilim, neden buradayım? Ben Adanalıyım, Silivri’de ne işim var? Ben Adanalıyım, kimseye bağlı değilim.
Aktaş, etkin pişmanlıktan yararlanıyor ve tahliye ediliyor; hemen ardından Baki Nugay da tahliye ediliyor.
Uzun zamandır ablamı görmüyordum. İstanbul’daki bir etkinlikten sonra Gebze’ye gidip ablamı gördüm. Bana börek yapmıştı; o böreği yiyemeden gözaltına alındım.
Hiçbir yükleniciyi mağdur etmedik. Seyhan Belediyesi’nden bütün resmî belgeleri istettik. Orada da hak ediş ödemelerinin düzenli yapıldığını gördük ve mahkemenize sunduk. Ödemelerin tamamının her ay düzenli yapıldığı bir ortamda, ne diye gelsin
Biz hemen tutuklandık tabii. İddianameyi okuyunca yine şok oldum. Diyor ki: ‘Suç örgütüne ait firmaya, Seyhan Belediyesi’nden aldığı ihale kapsamında örgüt yöneticisinin çok ödeme aldığı görülmüştür. Örgüt lideri Baki Nugay baskıyla fazla hak ediş ödemiştir.’
Bir iddia var; bu iddianın doğru olmadığı ortaya çıkıyor ama tutukluluğumun devamına karar veriliyor. Bunun üzerine iddia makamı başka bir yol çıkarıyor.
Dosyada bizimle ilgili neler var, bizim bildiklerimizin dışında ne var diye incelerken iki ilginç taslakla karşılaştım. Birincisi: ‘Zeydan Karalar bana ödeme yapmadı, hak edişlerimi almak için Özcan Zenger’le görüştürdü.’ Belli ki görüşmemişiz; bu dikkate alınmıyor. İkincisi: ‘Birikmiş hak edişlerimi almak için Zenger’le görüştük’ deniyor; bu da dikkate alınmıyor.
Zeydan Karalar yedi aydır tutuklu, sekizinci aya giriyoruz. Bunu kabul etmek mümkün değil. Ben yargılanmaktan korkan bir insan değilim; buradaki kimse de değil. Gerek Seyhan gerek Adana başkanlığımda, birinin şikâyeti olduğunda savcılığa ihbarda bulunmuş bir insanım. Yıllarca belediyecilik yapmış biriyim; işlerimi düzgün yaparım.
Savcılık makamının Nugay’ın ifadelerine itibar etmemiş olmasına rağmen ben yedi aydır tutukluyum. Kaçma şüphesi var deniyor. Soruyorum: Hangi görevli, savcılığa çağırıldığında ifade vermez?
Üç belediye daha var; ikisi görevde. Kütahya’da dosya tefrik edildi. Ben tutukluyum, Adanalı kardeşlerimden ayrıyım.
Yargılandığım bu davanın, ileride hukuk fakültelerinde ders olarak okutulacağına inanıyorum. Ben suçsuzum. Öncelikle tahliyemi, nihayetinde ise beraatimi talep ediyorum.”